MB BLOG        MB MAGAZİN

Bu korku dediğimiz şey ne ki?
Midemize kramplar sokan, başımızı ağrıtan, bizi ağlatan zaman zaman..
Hiç korku hissetmesek nasıl olurdu acaba?
Hayatın her zerresinde neden yaşıyor bu korku dediğimiz şey?
Annemiz bize gebe kaldığında biz de korkuya mı gebe kalıyoruz acaba?
Yoksa elimizi sobaya değdirdiğimizde ya da merdivenden koşarak inerken ayağımız takılıp yuvarlandığımızda mı öğreniyoruz korkmayı?


Hayırlı olsun resmen kapitalizmin şekli değişti. Eskiden kapitalizm salt kar amacına koşarken çevresine, doğaya, insanlara çok önem vermeden ilerliyordu. Karlılığına engel olmadıkça da verdiği zarardan pek de rahatsız olmuyordu.


Tiyatro tozunu yutalı tam 26 sene olmuş. Gerçekleşen ilk düşlerimin, en büyüğü. Salonlarda eğitim vermeye başladığımda ise bir başka düşümü daha gerçekleştirdim. Ancak bazı düşler var ki göreni gördüğüyle bırakmıyor. Ben kendi adıma hala hesabımı yapmaktayım. Siz de bir bakıverin bakalım belki işinize yarar.


Çok sevdiğim bir söz var. Ateşlisinden bir söz. Geçen yıl yaz aylarında önüme düştü. Whatsapp’tan, sevdiğim bir arkadaşımdan. Telefonumda durur, ara ara bakar, hatırlarım. İlk kimin ağzından dökülmüş, bilmiyorum. Sağ olsun, her kim ise güzel söylemiş. Yabancı mıdır kendisi, onu da bilmem, lafın orjinali İngilizce. Şöyle anlıyorum ve çeviriyorum kendimce: Yol düz bir çizgi değildir, sarmal biçimdedir. Daha evvel anladığını düşündüğün şeylere sürekli olarak geri dönersin ve oralarda daha derin gerçekleri görürsün.


 

Adres
Küçükbakkalköy Mah. Brandium Residence
R2 Blok Kat:13 Daire: 126
34750 Ataşehir / İstanbul

90 0216 692 0191

mb@mbakademi.com.tr

İLETİŞİM

 

 

Bizi Takip Edin

linkedin facebook youtube twitter